Bir Peçeteye Çizilen Logo - I Love NY Amblemi Nasıl Dünyayı Dolaştı
Bir Peçeteye Çizilen Logo - I Love NY Amblemi Nasıl Dünyayı Dolaştı
Admin
27 AĞS 2026
13 Okunma
Dünyanın en çok taklit edilen logolarından biri, bir toplantı odasında haftalarca çalışılarak doğmadı. Bir taksinin arka koltuğunda, eldeki bir kâğıda kırmızı pastelle çizildi. Üstelik tasarımcısı bu iş için para almadı; kampanyanın birkaç ay sürüp biteceğini düşünüyordu.
Reklam Tarihi · 27 Ağustos 2026 · ~5 dakika okuma
1976: New York’un imaj sorunu
1970’lerin ortasında New York eyaleti turizmi canlandırmak istiyordu. Eyaletin Ticaret Bakanlığı’nda görevli William S. Doyle, kampanya için Wells Rich Greene reklam ajansıyla çalışmaya başladı ve grafik tasarımcı Milton Glaser’ı projeye dâhil etti. Ajansın bulduğu slogan basitti: “I Love New York.”
Taksinin arka koltuğunda
Glaser’ın ilk eskizi bir taksi yolculuğu sırasında, eline geçen bir kâğıda çizildi. İlk hâlde “I”, bir kalp ve “NY” aynı satırdaydı. Fikir olgunlaştıkça Glaser, “I” ve kalbi üste, “NY”yi alta alarak bugün bildiğimiz kare düzeni kurdu. Sonradan, Robert Indiana’nın ünlü “LOVE” çalışmasından “bilinçaltıyla” etkilenmiş olabileceğini söyleyecekti. Harfler için yuvarlak hatlı bir daktilo yazı tipi olan American Typewriter seçildi.
Glaser işi ücret almadan yaptı. Kırmızı pastelle çizilen o ilk eskiz, bugün New York Modern Sanat Müzesi’nin (MoMA) koleksiyonunda.
“Birkaç ay” yıllara dönüştü
Kampanyanın kısa süreceği varsayımı yanlış çıktı. Amblem tişörtlere, kupalara, kartpostallara taşındı; zamanla New York eyaletinden çok New York şehriyle özdeşleşti. 11 Eylül 2001 sonrasında Glaser, kalbin üzerinde küçük siyah bir lekeyle “I Love NY More Than Ever” versiyonunu tasarladı; bu afiş bir gazetede yayımlandı ve satılmadı, dağıtıldı.
Logonun başarısı bir yan etki de getirdi: sayısız taklit. New York eyaleti markayı korumak için 2005’e kadar yaklaşık 3.000 itirazda bulunmuştu. Dünyanın dört bir yanında “I …” kalıbıyla üretilmiş yerel versiyonlar hâlâ çoğalıyor.
Bu hikâyeden bir tabelacı ne öğrenir?
Birincisi: bir amblemin gücü karmaşıklığından değil, akılda kalıcılığından gelir. Dört karakter, bir renk, net bir düzen — uzaktan da, küçükken de okunuyor. İkincisi: iyi bir amblem her ölçekte ve her malzemede çalışmalı. Bir logo; kartvizitte de, cam folyoda da, bir bina cephesindeki ışıklı kutu harfte de aynı netlikte durabiliyorsa iyi tasarlanmıştır.
Güler Reklam olarak Çerkezköy, Çorlu ve Silivri’deki firmalarla çalışırken de yaklaşımımız bu: kurumsal kimliği önce net bir fikre indirger, sonra onu tabelada, araç giydirmede ve cephede tutarlı biçimde uygularız. Peçeteye sığan bir fikir, çoğu zaman metrelerce yükseklikte de işe yarar.
Haber Yorumları (0)
Düşünceleriniz bizim için değerli